Dünya genelinde uçuşlarda bazı yolcular, uçaklarda bulunan tek kullanımlık can yeleklerini dahi alıp götürüyor. Bu yolcuların, koltuk altındaki acil durum can yeleklerini “hatıra” amacıyla ya da kişisel kullanım için aldıkları raporlara yansıyor. Bu tür eylemler, acil durum ekipmanlarını eksik bırakarak ciddi güvenlik riski yaratıyor.
Eksik can yeleği nedeniyle uçakların seferden çekilmesi, operasyonel gecikmeler ve yüksek cezalarla sonuçlanabiliyor. 2013 yılında Çin medyasında yer alan haberlere göre, China Eastern Airlines yetkilileri, her yıl yaklaşık 6.000 can yeleğinin kaybolduğunu açıklamıştı. Bu kayıpların büyük kısmının yolcular tarafından “hatıra” olarak veya (denizde kullanmak için) alınmasından kaynaklandığı belirtilmişti.
Örneğin, Hong Kong merkezli Cathay Pacific’in 2010 yılına ait verilerine göre, havayolu ayda ortalama 100 civarında can yeleği kaybı yaşıyordu ve bu kayıpların bir kısmının hırsızlık kaynaklı olduğu tespit edilmişti.
Haziran 2025’te Hindistan merkezli IndiGo uçuşunda bir yolcu, can yeleğini çantasına gizlemeye çalışırken diğer yolcular tarafından fark edildi. Aralık 2024’te ise ABD merkezli United Airlines’ın Fort Lauderdale-Denver seferinde bir yolcu, can yeleğini çantasına koyarken güvenlik kontrolünde yakalandı ve polise bildirildi.
Pimlerinden çekildiğinde şişen ve ışıklı ikaz veren can yelekleri, olası bir suya inişte yolcuların hayatta kalmasını sağlamak amacıyla tasarlandı. Uçaklar sefere çıkmadan önce kabin görevlileri tarafından titizlikle yapılan kontrollerde can yeleklerinin yerinde olup olmadığı tek tek denetleniyor. Eksik can yeleği tespit edildiğinde kabin ekibi hemen yedek talep ederek yerine yerleştiriyor.
Yasal yaptırımlar da caydırıcı nitelik taşıyor. Can yeleği çalmak, para cezası veya kısa süreli hapisle sonuçlanabiliyor. Havayolu şirketleri ise sıfır tolerans politikası uygulayarak suçluları kendi uçuş yasak listelerine ekliyor.



