Uluslararası uçuşlarda doğan bir bebeğin vatandaşlığı karmaşık bir konu olabilir, çünkü ülkeler farklı vatandaşlık ilkeleri uygular.
Kurallar ülkeye göre değişiyor. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde, bir bebek ABD toprakları üzerinde veya ABD hava sahasındayken uçakta doğarsa otomatik olarak ABD vatandaşı olur. Bunun nedeni, ABD’nin “jus soli” yani “toprak hakkı” ilkesini uygulamasıdır. Bu ilkeye göre kişinin doğduğu yer (hava sahası ve karasuları dahil) belirleyici olur.

Buna karşılık birçok ülke “jus sanguinis” yani “kan hakkı” ilkesini benimser; bebeğin vatandaşlığı anne-babanın vatandaşlığına göre belirlenir. Örneğin Birleşik Krallık’ta, İngiliz vatandaşı olmayan ebeveynlerin çocuğu İngiltere hava sahasında doğsa bile otomatik vatandaşlık alamaz. Genelde vatandaşlık, ebeveynlerden birinin İngiliz vatandaşı olması ya da oturum hakkına sahip olması durumunda verilir.

Arjantin, Brezilya, Meksika gibi bazı ülkeler ise hava sahası dahil topraklarında doğan herkese sınırsız doğum vatandaşlığı verir.

Eğer bebek uluslararası sularda veya hiçbir ülkeye ait olmayan hava sahasında doğarsa, uçağın kayıtlı olduğu ülkenin vatandaşlığı devreye girebilir. Her uçak, kalkış ve varış yerinden bağımsız olarak kayıtlı olduğu ülkenin milliyetini taşır. Ancak bu kural, 1961 BM Vatansızlığın Azaltılması Sözleşmesi kapsamında yalnızca bebek başka türlü vatansız kalacaksa uygulanır.
Tüm bu karmaşık yasal düzenlemelere rağmen uçakta doğum son derece nadirdir. Çoğu havayolu, gebeliğin üçüncü üç aylık döneminde uçmayı yasaklar; bazılarının ise böyle bir kısıtlaması yoktur. Havayollarının çoğu uçaklarında doğan bebek sayısını bile takip etmez çünkü çok az olur. Son 100 yıllık havacılık tarihinde sadece yaklaşık 75 uçakta doğum kayıtlara geçmiştir(2023 Ağustos ayına göre). Yine de konu, nadir de olsa gerçekleştiği için önemini koruyor.
Örnekler:2021’de Afganistan tahliyesi sırasında ABD’ye ait askeri C-17 uçağında bir Afgan kadın doğum yaptı. Bu vakaların büyük çoğunluğunda bebek, ebeveynlerinin vatandaşlığını aldı. Çünkü doğum ABD topraklarında gerçekleşmedi ve ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD tescilli uçakları ABD hava sahası dışında “ABD toprağı” olarak kabul etmiyor. Dolayısıyla böyle bir uçakta, ABD hava sahası dışında doğan bebek sadece doğum yeri nedeniyle ABD vatandaşlığı kazanmıyor.
Kaynak: Kaynak: Simple Flying’den Matthew Austin Ryan
https://simpleflying.com/babies-born-on-flights-nationality-guide/


