Trump yönetiminin Homeland Security Bakanı Markwayne Mullin, “sanctuary city” olarak bilinen ve federal göçmenlik uygulamalarına sınırlı işbirliği yapan şehirlerdeki büyük uluslararası havalimanlarında Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) işlemlerini azaltma veya tamamen durdurma tehdidini yeniledi.
Mullin, Nisan ayında Fox News’te yaptığı açıklamada bu fikri ilk kez kamuoyuna duyurdu ve Mayıs ayında havayolu ile turizm sektörü temsilcileriyle kapalı bir toplantıda konuyu tekrar gündeme taşıdı. Amaç, bu şehirleri ICE ile daha fazla işbirliğine (özellikle tutuklu erişimi ve tutma uyumuna) zorlamak.
CBP işlemlerinin durdurulması ne anlama geliyor?
CBP, uluslararası yolcuların pasaport kontrolü, göçmenlik incelemesi, vize kontrolü, bagaj ve kargo taraması gibi tüm giriş işlemlerini yürüten kurumdur. Bu işlemler azaltılır veya durdurulursa, o havalimanına uluslararası uçuşlar kabul edilemez hale gelir. Uçaklar ya başka havaalanlarına yönlendirilir ya da uçuşlar iptal olur. Yolcular saatlerce uçakta bekletilebilir, kargo ve ticaret durma noktasına gelebilir.
Hedefteki hub’lar arasında New York (JFK, Newark), Los Angeles, Chicago, San Francisco, Seattle ve Portland gibi büyük uluslararası havaalanları yer alıyor.
Havayolu sektörünün tepkisi ve ekonomik kayıp tahminleri:
Airlines for America (A4A) ve U.S. Travel Association gibi sektör temsilcileri, planın yıkıcı etki yaratacağını belirtiyor. Uluslararası uçuşlarda ciddi aksamalar, uzun kuyruklar, uçuş iptalleri, yönlendirmeler, turizmde düşüş ve kargo operasyonlarında kesintiler bekleniyor. Bu durum, havayolları, turizm sektörü, oteller, restoranlar ve ilgili işletmeler için önemli ekonomik zararlara yol açabilir. Ulaştırma Bakanı Sean Duffy’nin de plana mesafeli durduğu belirtiliyor. Henüz kesin bir uygulama yok; baskı aracı olarak ilerliyor.



